İletişim
Cengiz Uğurlu 

 
Orhan Aydın Corduk 

 
Ali Özkan 

Aşağıdaki kişilere Telefon ve E-mail adreslerine ulaşıldı. 1 2040 M87 M. Aykut TEKİNSOY 2 2041 M87 Neşe GÜZELCE 3 2042 M87 Yavuz ŞİMŞEK 4 2043 M87 Sevgi ÖZTÜRK ÇALIŞKAN 5 2044 M87 H.Ahmet OSANMAZ 6 2045 M87 Ahmet ILGIN 7 2046 M87 Atilla MANGTAY 8 2047 M87 Mehmet SEVERCAN 9 2048 M87 Süleyman TUCER 10 2049 M87 B. İbrahim YURTSEVER 11 2050 M87 Erhan SUSUZ 12 2051 M87 S. Orhan AKANSU 13 2052 M87 Ertaç ALTUN 14 2053 M87 Hamdi YILDIRIM 15 2054 M87 Aynur KORKMAZ ÖZDEMİR 16 2055 M87 E. Mustafa GÜLDÜR 17 2056 M87 Ceyda BELENLİ 18 2060 M87 Akın SARIBEK 19 2061 M87 A. Ziya GÜL 20 2062 M87 Abdülmuttalip ŞAHİNASLAN 21 2063 M87 A. Ercüment FARAZ 22 2065 M87 Selvinaz UÇAR 23 2066 M87 Murat GÜVEN 24 2067 M87 M. Mustafa YENEL 25 2068 M87 İbrahim İZGÖRDÜ 26 2073 M87 Abdullah KÖKER 27 2074 M87 Hüseyin YILMAZ 28 2075 M87 Necdet KOCATAŞ 29 2077 M87 Bekir TEKÇE 30 2078 M87 Taner KOYUNCU 31 2079 M87 Mehmet ÜNAL 32 2080 M87 Derya ARSLAN 33 2081 M87 Bircan GENCER ÖZCAN 34 2082 M87 Ebrar KÖKSAL 35 2084 M87 Ayhan SOY 36 2085 M87 Mete DEMİRCİ 37 2087 M87 Zeki USLU 38 2088 M87 Mükremin İLHAN 39 2089 M87 Abdi TAN 40 2090 M87 Ali KULAK 41 2093 M87 Aydın YANIKBAYIR 42 2094 M87 Davut DÖNMEZ 43 2095 M87 Esin AVAN 44 2096 M87 Levent ÇALIŞIR 45 2100 M87 İsmail ŞAHİN 46 2105 M87 Erdoğan GÜNGÖR 47 2106 M87 Okan ORAL 48 2108 M87 Nihat KONAKÇI 49 2109 M87 Niyazi PEKTAŞ 50 2110 M87 Süleyman GÜLTEKİN 51 2111 M87 Necdet TUTAN 52 2113 M87 Ahmet ŞAHİN 53 2194 M87 Sezgin DOKUZ 54 2195 M87 Oğuz BERK 55 2196 M87 Hakan ŞAHİN

 
Muzaffer Aybek 

 
Orhan Aydın 

 
Hacer Eren 

 
Ali Ihsan 

 
Ozcan Cigdem 

 
Tekirdağ Dev-Genç 

 
Mehmet Ogutcu 

Elleri nasırlı "beyaz yakalılar" ve Adatepeli Refika Mehmet ÖĞÜTÇÜ / ÖĞÜTÇÜ'NÜN GÖZÜYLE Dunya Gazetesi 05.09.2008 - 08:54 Hep eleştiririz "beyaz yakalı" profesyonelleri, entelektüelleri: Fildişi kulelerinde güzel konuşurlar, etkileyici yazarlar, ikna edici tartışırlar ama iş somut bir proje geliştirmeye, söylediklerini icraata dönüştürmeye, sokaktaki, köydeki insanların kaygı ve beklentilerini anlamaya gelince genelde sınıfta kalırlar. Aslında, her ne kadar hayat anlayışlarını, üsluplarını, politikalarını, icraatlarını, çağdaş kapsamlı vizyonları olmayışını acımasızca masaya yatırsak da AKP'nin çalışkanlığını ve tabana yakınlığını inkar etmek haksizlik oluyor. Buna karşılık, muhalefetin de gölge kabine gibi çalışıp alternatifler geliştirmek yerine adeta muhalefete mahkum kalmayı arzular görüntü vermesi, "tatlı su sosyalistleri" gibi hareket etmesi çoğumuzda hayal kirikliği yaratıyor. Projeler üreten, uygulayan, kısacası elini taşın altına koyan insanlara açlık çekiyoruz. "Peki, bu girizgahın başlıktaki Refika ile ne alakası var?" diye sorabilirsiniz. Refika, aslında bir grup İstanbullu idealist "beyaz yakalı"nın hem kendilerine sakin, doğa ile kucak kucağa bir emeklilik melcesi yaratma hem de ülkenin nadide bir köşesinde kırsal kalkınmaya katkı sağlama çabalarının markalaşmış simgesi. Çanakkale'nin Küçük kuyu beldesindeki Zeus Sunağı'nın yanı başında bir köyde 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında yıllar önce yaşamış bir Rum güzeli. O'nun hikayesini koyu modern zamanlarda ilk keşfedenlerden Haluk Yurtkuran şöyle anlatıyor: "Adatepe'deki Rum ve Türk cemaatler arasında çok sevilen Refika hem güzel, hem de şen şakrak bir kızmış. Zarafet, neşe ve iyilikseverliği dillere destan olmuş. Özellikle zeytin zamanı Refika'nın çalıştığı bahçelerde hem zeytin toplar, hem de onun şarkılarını dinlerlermiş. Düğünlere mutlaka Refika başmisafir olarak çağırılır, kendisine şarkılar söyletilip, onunla dans edilirmiş". Ne zaman ki Birinci Dünya Savaşı gelip çatmış işte o zamana kadar barış içinde birlikte yasayan Türkler ve Rumlar arasında önceleri soğukluk daha sonra da karşılıklı çatışmalar baş göstermiş. Tüm bu husumet Refika'ya Türkler arasında duyulan sevgiyi eksiltmemiş. Ancak, savaş sonunda Türk ve Yunan hükümetleri arasındaki mübadele anlaşması gereğince koyun Rumlar'ı ve onlarla birlikte Refika da çok sevdiği köyünü ve Türk komşularını terk edip gitmek zorunda kalmış. Yunanistan'ın ilk güzellik kraliçesi seçildiği yönünde efsaneler anlatılan Refika'nın izini bulabilmek için "beyaz yakalı"lar Sakız Adası'na gitmişler, ama kendisine ait her hangi bir ipucu bulamadan geri dönmüşler. Sakız'da bir antikacıyı gezerken tesadüfen gördükleri resimdeki kızın güzelliği, yüzündeki ifade Adatepe gönüllülerinin kafasında bir ışık yakmış. Resmi alıp köye getirmişler, Adatepe'nin yaşlılarına gösterdiklerinde, komsular gözyaşlarını tutamayıp heyecanla 'Evet, bu o' demişler. Doğru ya da yanlış günahı boyunlarına ama sonuçta Refika çağlar boyunca insanlara güzellik, sağlık veren saf ve doğal Adatepe zeytinyağlarının alamet-i refikası olarak yerini almış. Koyun zeytininde, zeytinyağında, pansiyonunda, müzesinde, hatta hatta arabalarının kapısında Refika'nın güzel siması size sürekli gülümsüyor. İstanbul'daki normal islerini ihmal etme pahasına "beyaz yakalı"lar sadece Refika efsanesini yeniden köye getirmekle kalmamışlar, eski Rum tas evlerini aslına uygun restore ettikten sonra zeytinciliğe de girişmişler köylülerin dalga gecen bakışları altında. En rafine zeytinyağını üretmeyi başarmışlar. Şimdi geliştirdikleri tekniği köylülere de aktarıyorlar. Çevre köylerden gelen zeytinlerin islenmesi yönündeki artan talebi karşılayamaz hale gelmişler. Bu arada, zeytin ağaçlarından mobilya ve sanat ürünleri yaratan bir marangozhane de kurmuşlar. Derken Küçük kuyu beldesinde, hemen Çanakkale'ye çıkan yol üzerinde, benzerine Batı'da zor rastlayacağınız kalite ve dönenimde Türkiye'nin ilk ve tek zeytinyağı müzesini tasarlayıp hayata geçirmişler. Sonra, beyin egzersizlerini daha sistematik hale getirme, bölgeye ülkenin aydın insanlarını çekme amacıyla 1985 yılında öğrenci azlığından dolayı kapatılmış olan iki derslikli bir ilkokulu "Tas Mektep"e cevirmişler. Okul, bugün felsefe, edebiyat, sanat ve sanat tarihi alanlarında seminerlerin yapıldığı, ayrıca değişik disiplinlerde çalışan sanatçıların serbest atölye çalışmaları yapacakları bir mekana dönüşmüş. Konuşmacılar arasında İlber Ortaylı, Ömer Madra, Ömer Laciner, Hilmi Yavuz, Oruc Aruoba, Mete Tuncay dikkatimi çekti. Köyde Orhan Pamuk, Cevat Çapan, Ayla Algan gibi birçok tanıdığın da evi var. Gerçekten de son yıllarda her ne kadar tatil evleri yapmak için kooperatifler tarafından barbarca yağmalansa da dünyanın belki de en eski zeytinlikleri en doğal haliyle hala Adatepe'nin çevresinde. Kıymetini yeterince takdir etmeyen insanoğluna o basit fakat kutsal meyvesini binlerce yıldan beri sunmaktan geri durmuyor. Sadece zeytin değil herhalde ülkemizin en zengin yeraltı su kaynakları da bu bölgede. Altın aramak için gelen "bıyıklı sermaye"yi de bölge dokusunu bozacakları gerekçesiyle püskürten çevreci yerel ekibin ilham ve destek kaynağı yine bizim "beyaz yakalı"lar. Çoğunun elleri nasırlaşmaya başlamış bu köyde. Adatepe'den bahsedince gözleri parlıyor, susmak bilmiyorlar. Heyecanları dorukta. Köylülerle de kaynaşmışlar. Bir rüyanın peşine takılıp projeler geliştirilebileceğini, yoktan değer yaratılabileceğini, doğa ile ve birbirleriyle kavga etmeden nasıl bir uyum sağlanabileceğini gösteren Haluk-Serdar Yurtkuran, Mahmut-Zerrin Boynudelik, Erhan Sengel, Ahmet Müfit-Nalan Erkarakaş bence hepimize emsal yaratıyorlar Adatepe'ye verdikleri gönül aşkı ve emekle... Dileğimiz, ülkenin başka köşelerinde de benzeri binlerce Adatepeler'in yükselmesi. Ruslar, Gürcistan'da durmayabilir Hiç kuşku yok ki son zamanlarda satranç masasında hamleleri en ustaca yapan oyuncu Rusya. Avrupa Birliği, 27 üye ülkesinin ortak menfaat noktalarını bulup ortak pozisyon geliştirene, Washington Irak ve Afganistan cenderesinden ve Kasım'daki başkanlık seçimleri telaşesinden fırsat bulup başını yukarı kaldırana kadar enerjide süper güç konumunu da kurnazca kullanarak Moskova ati alıp Üsküdar'ı geçiyor. Putin döneminde eski haşmetinin en azından bir kısmını yeniden kazanan bu ülke kendi arka bahçesini başıboş bırakmayacağını, rızası olmadan enerji sevkıyatının güzergah değiştirmesine, Batı'nın eski Sovyet coğrafyasında "renkli" devrimlerle rejim devirmesine, başta petrol, doğal gaz ve madenler olmak üzere doğal kaynaklarının uluslararası şirketlerce fahiş karlarla işletilmesine hoşgörü ile bakmayacağını, Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından 17 yıl sonra berrak bir şekilde gösterdi. Gürcistan'a askeri müdahalesi, Sarkozy ile imzaladığı anlaşmaya bile riayet etmeyeceğine dair işaretler, NATO ile ortaklığın askıya alınması, Orta Asya liderlerini yanına çekmesi, nihayet Güney Osetya ile Abhazya'nin tek taraflı bağımsızlık kararını resmen tanıması aslında uzun süredir konuşulan Soğuk barış döneminin fiilen başladığının bariz yansımaları. Ve bu gelişmelerin etkisini hem küresel düzeyde hem de sinirimizin yanı başında hissedeceğimiz de ortaya çıkmaya başladı. Türkiye'nin, dış politikada etkinlik ile gürültüyü karıştırmayacak adımlar atmada yeterince başarılı olduğunu söylemek güç. En azından komşu ülkelere yönelik yaklaşımlarda tribünlere oynamak yerine gerçekçi, uzun vadeli ulusal menfaatleri en iyi kollayan, bölgesel güç olmanın gereklerinden şaşmayan bir strateji ve uygulama gereksinimi her gecen gün daha da artıyor. Döviz kurlarındaki oynama dengeleri sarsıyor Petrol ve emtia fiyatlarındaki yükselişin önde gelen sebeplerinden birisi olarak doların diğer başlıca para birimleri karşında değer kaybetmesini gösteriyorduk. Şimdi işler tersine dondu. doların değer kazanması ile birlikte fiyatlar gerileme sürecine girdi. Temmuz başında 146 dolar civarında iken petrol fiyatı önce 112 dolara düştü, ancak Rusya-Gürcistan gerilimi ve Moskova ile Riyad'ın üretimi kısma tehdidi nedeniyle yeniden biraz yükseldi. Önümüzdeki dönemde beklenmedik jeopolitik riskler ve kazalar meydana gelmemesi halinde bir süre daha düşmesi şaşırtıcı olmayacak. Nitekim uluslararası petrol şirketleri iş planlarını 70-90 dolar aralığını esas alarak yapıyorlar. Aynı şey emtia fiyatları için de söylenebilir. Bu gelişmeden en fazla memnun olacaklar tabii ki petrol ithalatçıları ve tüketiciler. Amerika'da ithal mallar ucuzluyor. Nitekim sonbaharda Amerikalılar Manhattan'daki Fairway Market mağazalarında İtalyan peyniri Parmigiano Reggiano, İspanyol Manchegos ya da Fransız Chablis beyaz şarabını son birkaç yıldır aldıklarından daha ehven fiyatlarda evlerine götürebilecekler. Zira son bir ay içinde dolar neredeyse yüzde 10 değer kazandı ve bu kazanç tüketicilere doğrudan düşük fiyatlı mal ve hizmet olarak yansımaya başladı bile. Doların daha da güçlenmesi "hedge" fonların petrole para akıtması yönündeki baskıyı hafifletecek, enflasyonist baskının bir kısmını da azaltacak. Böylece, Federal Rezerve faiz oranlarını bulunduğu düzeyde tutmayı sürdürebilecek, dahası Avrupalılar'ın Amerika'da gayrimenkul satın almalarını daha pahalı hale getirecek. Bu arada, düşük dolar sayesinde saha kalkan Amerikan ihracatı ciddi sorunlarla karşılaşabilir şayet dolar böyle yükselmeye devam ederse. Son dalgalanma öncesinde dolar 2002'deki zirve düzeyine kıyasla yaklaşık yüzde 45 değer kaybetmişti. Kısa vadeli güç kazanması sayesinde bu oran simdi yüzde 36'ya düştü. Petrol fiyatlarının düşmesi ve doların yükselişe geçmesi yavaşlayan dünya ekonomisi ile yakından bağlantılı. Sözgelimi, Avrupa'nın en güçlü motoru olan Alman ekonomisi küresel yatırım harcamalarının zayıflamasına paralel olarak yavaşlama emareleri gösteriyor. Bundan iki ay önce Avrupa Merkez Bankası faiz oranlarını artırmayı düşünürken bugünlerde oranların düşmesinden konuşuluyor. Nitekim Japon ekonomisi şimdiden durgunluk sarmalına girmiş gibi görünüyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde ilk defa Japonya'nın ihracatı bir önceki yıla göre daha düşük. Bu da yavaşlamanın akademik bir tartışma olmaktan çıktığının en güçlü kanıtı. Küresel dengesizlikler hala radarımızda gözüküyor ancak bazı sorunların çözümünde doların yükselişi yararlı bir rol üstlendi. Temmuz ortasına kadar düşmek suretiyle dolar ABD ekonomisi konut ve finans sektörlerindeki karamsarlığın tam orta yerinde iken ihracat ve turizm gelirlerini yükseltti. Cari işlemler açığını 2005'deki GSMH'nin yüzde 7'sinden 2008'in ilk çeyreğinde yüzde 5'e daralttı. Konut piyasası düzelir ve para piyasaları iyileşirse Federal Reserve'in doları destekleme politikasının devamına gerek kalmayabilir. Önümüzdeki bir yıl içinde koşullar normale dönene kadar doları güçlendirme politikası genişleyerek sürecek gibi görünüyor. Türkiye'nin bu gelişmelerden nasıl etkileneceği ayrı bir yazı konusu. Şimdilik sadece YTL'nin değer kaybetmesinin önümüzdeki aylarda özel sektörün 172 milyar dolarlık borcunun (60 milyar dolarlık bölümü banka ve finans kesiminin, 112 milyar dolarlık kısmı ise özel şirketlerin) geri ödenmesinde çok ciddi sorunlar yaratacağını not etmekle yetinelim. Terör dalgası neden böyle önemli zamanlarda yoğunlaşıyor? Her ne zaman Türkiye ve bölgemiz tarihi bakımdan kritik dönemeçlerin eşiğine gelse neredeyse hiç istisnasız iç istikrar ve dış güvenlik ciddi tehditlerle karşı karşıya kalıyor. "Adriyatik'ten Cin Seddi'ne Türk Dünyası" söylemi, içi doldurulmadan ve gerekli altyapı hazırlanmadan sık sık yinelendiği dönemde "bu Türklerin ayranı kabardı; yerli yerine oturmanın tam zamanıdır" diyerek 1990'li yılların başına PKK terörünün azdırıldığı hafızalardadır. Ergenekon dosyası bu tur "komplo" teorilerine yüzlerce romanlık malzeme sağladığını okuyoruz, dinliyoruz. Dış Politika Uzmanı Sernur Yassıkaya, Erzincan ve Mersin hattında son haftalarda meydana gelen ve belirli bir stratejinin izlendiği şüphesi uyandıran terör saldırılarının, akla ister istemez Nabucco projesi ile Türkiye'nin güvenilir ve emniyetli ülke görünümü bozularak enerji köprüsü/hub'ı olma özelliğine ket vurulmak mı isteniyor sorusunu akla getirdiğini vurguluyor. Bununla birlikte, İstanbul, İzmir, Mersin gibi kentlerde meydana gelen bombalı saldırıların ise bu kentlerimizdeki toplumsal fay hatlarını harekete geçirmeye dönük bilinçli eylemler olarak görüyor. AKP'nin Güneydoğu bölgesinde yerel seçimler sürecinde önemli başarılar elde edeceğine dönük sinyaller ışığında kimi çevrelerin ortak hareket edeceği ihtimaline de işaret ediyor Yassıkaya. Bu terör dalgasının, Türkiye'yi güvenlik algılamalarının, sivil siyasetin önüne çıktığı 1991-1999 arasındaki döneme geri döndürerek, sivil siyasetin alanını daraltılıcı bir etki yapmasını amaçladığı da düşünülebilir. Türkiye'yi içe kapatma çabasının bir aracı olarak görülen terör dalgasına en iyi yanıt, öyle görünüyor ki, hükümetin, tüm siyasi gruplarla mutabakat halinde, demokrasi, adalet ve refah üçgeninde adımlar atması. Olimpiyatlardan sonra farklı bir Çin Varını yoğunu doktu ortaya Çinliler Olimpiyatlar için. Sadece önde gelen sporculara ev sahipliği yapmak değildi amaç aynı zamanda dünyaya Çin'in ciddi şekilde hesaba katılması gereken bir küresel güç olduğu mesajını etkileyici imgelerle sunmak istediler. Başardılar da. Buna karşılık, insan hakları, çevre korunması, sıyası özgürlükler, basın özgürlüğü, etnik ve dini azınlıklar ve benzeri birçok konuda niyeti olmadığı halde Çin hükümeti bir dizi gelişmeye kapıyı aralık bırakmak zorunda kaldı. Pekinliler kentleri Olimpiyatlara ev sahipliğini kazanıca çok sevinmiş, günlerce kutlamıştı bu seçimi. Lakın, o zamandan bu yana yasadıkları yedi yıllık rahatsızlık ve hükümetin zorlayıcı kararları Pekin'de yaşamı çoğu kent sakini için dayanılmaz hale getirdi. Açılış törenini izleyenler bunca sıkıntıya değdiğini hissettiler. Zira 3.000 yıllık kayıtlı tarihinde ilk defa Pekin gerçek anlamda evrenin merkezi olmuştu; yeryüzündeki tüm gözler ona doğru çevriliydi. Olimpiyatlar sayesinde Pekin'in çehresi muazzam ölçüde değişti son birkaç yıldır hazırlıklar yapılırken. Orada görevli olduğum 1989-1991 döneminde de Asya Oyunları için kenti tamamen elden geçirmişlerdi. Fiziki altyapı ve estetik görüntünün ötesinde Çinli gençler, profesyoneller, kentliler, hem ihtiraslı hem de varlıklı Çinliler kentin nasıl soluk aldığına karar verme noktasına doğru ilerliyorlar. Hala kuşku duyulmaz ağırlıkları olmasına rağmen Politbüro, Halk Kurtuluş Ordusu ve Devlet Konseyi iktidarı kısmen paylaşmak zorunda kalıyor. Wangfujın'den başlayıp kent merkezine doğru yürüdüğünüzde etrafınızda şaşırtıcı ölçüde rahat yupıler, genç işkadınları, yırtık kot pantoları içinde kızlar, kulağında Ipod'lu erkekler görüyorsunuz. Gülüp geçiyorlar Batı'daki arkadaşlarının "Çin'de kedi ve köpek yediğiniz doğru mu", "tek çocuk politikası yüzünden plajlar boyunca olu bebekler bulunuyormuş, gerçek mi" gibi sorularına. Olimpiyatlar hem onların dış dünyayı daha iyi tanımalarına fırsat verdi hem de bizim gerçek Çin'i çıplak gözle görmemize. Bakalım, bundan sonraki Olimpiyatlar'a ev sahipliği yapacak olan Londra Pekin'de teslim aldığı meşaleyi daha yüksek zirvelere taşıyabilecek mi 2012'de?

 
Orhan Aydın Corduk 

Kullarım sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben, şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip Bana inansınlar ki doğru yolda yürüyenlerden olsunlar. Hayırlı Cumalar

 
Orhan Aydın Corduk 

Evinden çıkacağın zaman iki rekat namaz kıl, o seni kötü bir çıkıştan men eder. Evine girdiğinde de iki rekat namaz kıl, o namaz da seni zararlı bir girişten men eder. -Hz. Muhammed (S.A.V.) - Ramuzel Ehadis

 
Murat Karasoy 

 
Fırat Candaki 

HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM İYİKİ VARSINIZ HEP OLUN ^_^ <3 - UNUTTUKLARIM KUSURA BAKMASIN :D Funda Çağdaş ^_^ <3 Ayşegül Aydın ^_^ <3 Ayşe Nur ^_^ <3 Rabia Barlas ^_^ <3 Da M La ^_^ <3 Burcu Erden ^_^ <3 Elif Kİpoglu ^_^ <3 Türkan Yıldız ^_^ <3 İrem Taşpınar ^_^ <3 Hanife Toksoy ^_^ <3 Melek Taş ^_^ <3 Büşra Zeyna ^_^ <3 Ayşe Öglü ^_^ <3 Çiçek Kara ^_^ <3 İnan Taysı ^_^ <3 Enes Baysal ^_^ <3 Aziz Batumak ^_^ <3 Orhan Yalnız Adam Sural ^_^ <3 Cihat Kılıç ^_ ^ <3 Savas Sedef ^_^ <3 Ersin Taş ^_^ <3 İbrahim Babayiğit ^_^ <3 Ali Akdağ ^_^ <3 Kürşat Araz ^_^ <3 Alican Yıldırım ^_^ <3 Enes Ekici ^_^ <3 İlkan Şengül ^_^ <3 FB'Birkan Karadağ ^_^ <3 Yusuf Kara ^_^ <3 Alaattin Subaşı ^_^ <3 Halil YaLçın ^_^ <3 Osman Kerey ^_^ <3 Orhan Çbn ^_^ <3 Cem Tepeli ^_^ <3 Mehmet Boran ^_^ <3 Ibrahim Akbaba ^_^ <3 Ceyhun Svr ^_^ <3 Fırat Bayhan ^_^ <3 OkTay Bey ^_^ <3 Azad Özdemir ^_^ <3

 
Halil Arslan 

 
Sinan Gorgan 

Sinan Gorgan 18 Aralık 2014 YANAN İNSAN KEMİKLERİNİN, KİMYASAL BOMBA İLE DÖKÜLEN İNSAN ETLERİNİN ÇIĞLIĞI. HACER ARIKAN'IN YÜZÜ VE YÜZSÜZLERIN SAHTE SURETLERİ. „HAYATA DÖNÜŞ OPERASYONU“ İLE BERHAVA EDILEN GENÇ HAYATLAR. AHMET SAY'IN AYDIN OLARAK TEK KİŞİLİK PROTESTOSU, ORHAN PAMUK'UN AYDIN OLMAKTAN KAÇIŞI, TİKSİNDİRİCİ KİBARLIK SEROMONİLERI VE ELEM. ... Hiç aklından çıkarma İthaka'yı. Oraya varmak senin başlıca yazgın. Ama yolculuğu tez bitirmeye kalkma sakın. Varsın yıllarca sürsün, daha iyi; sonunda kocamış biri olarak demir at ada'na, yol boyunca kazandığın bunca şeylerle zengin, İthaka'nın sana zenginlik vermesini ummadan. Sana bu güzel yolculuğu verdi İthaka. O olmasa, yola hiç çıkmayacaktın. Ama sana verecek bir şeyi yok bundan başka. Onu yoksul buluyorsan, aldanmış sanma kendini. Geçtiğin bunca deneyden sonra öyle bilgeleştin ki, Artık elbet biliyorsundur ne anlama geldiğini İthakaların. (Çeviren: Cevat Çapan) Konstantinos Kavafis ELEM: „Acıya şerbetli olmak“. Var mıdır böyle bir şey? Mümkün müdür? İnsan acıya alışabilir mi? Ölülerini ardında bırakanlar, ölümü kanıksayabilirler mi? Arkadaşının kanına eli ile dokunanlar, yoldaşının soğuk bedenini kucaklarında taşımak zorunda kalanlar, ölüme karşı umursamaz ve bağışık olabilirler mi? Olmaz sanırım. Becerilemez. En azından ben bunu beceremem. Yitirmek insanları... Mesela ardı ardına. Bu hal, duyguları sıradanlaştırabilir mi? Yitirilenlerin elemini harc-ı alemleştirebilir mi? Soruyorum yeniden: ölüm kanıksanabilir mi? Ne zamandan sonra acının algısı, etkisi, sızısı azalır? Acının yürek buran eli hafifler bir nebze, zamanla? YANILGI: Ben, yaşını başını almış bir dostunuz olarak, acıya direnç kat sayımın daha yüksek olduğuna inanırdım. Sanırdım. Öyle ya, ne çok, ne fazla sayıda sevgili, dost, yoldaş, devrimci bıraktık ardımızda. Artık, acıların beni göğün 7 kat yüksekliğinden aşağıya, yere vuramayacağını varsayardım. Ta ki. O resmi görene kadar. O resmi önümde bulana kadar, acının yüreğimi bu denli burmasına artık izin vermeyeceğini, var sayardım. Hacer Arıkan'ın resmini görene kadar. ACI ve DEHŞET: O resmi görene kadar... Hacer Arıkan'ın resmini görene kadar. Bilmezdim, anlamazdım, kimyasal bombaların, kurşunların değil, yitirilenlerin acısının daha çok can yaktığını: //"Bayrampaşa'daki yaralı mahpuslardan Hacer Arıkan'ın kafa derisi yüzülmüş, vücudu, saçları, kaşları yanmış, burnu erimiş, yok olmuştu. Operasyon sırasında Hacer'i merak edip koğuşundan çıkan kardeşi Erol bacağından yaralanırken, Bursa'daki ağabeyleri Erdal ölüm orucunda hafızasını yitirecekti.// //O gün bir kadın görüntüsü hafızalarımıza kazındı. ‘Saçlarından tutuşan, yüzleri eriyip akan kadınlar’dan biri olan Hacer Arıkan, operasyon davasının 23 Kasım 2010’da görülen duruşmasında, birkaç gün önce aldığı peruğuyla kamuoyunun karşısına çıktı bu kez. 38 askerin sanık koltuğunda bulunduğu mahkeme salonunda peruğunu çıkardığında, tam on yıl önce toz duman arasında naklen seyre daldığımız katliam görüntüleri arasında “Diri diri yanıyoruz!” çığlıkları kulaklarımızdaydı. Öğrendik ki, kurşunlar, kurbanların bedenlerinden, atış mesafesi ve kullanılan silah tipi belli olmasın diye bıçakla kazınarak alınırken kimileri ölü, kimileri ise hâlâ diriymiş.// //“Dokuz yıldır tutukluydum. 34 yaşındaydım. Sınıf öğretmeniydim. 146/1 ile yargılanıyordum. Adalet bakanı, uzlaşma sağlanacağı konusunda açıklamalar yapıyordu. Saat gece üç buçuk gibi içerden heyet çıktı. Abim C-15’de kalıyordu. Koridorda karşılaştık, ayaküstü konuştuk. Koğuşuma giderken gardiyanların olduğu odanın boş olduğunu fark ettim. Bir saat kadar sonra, uyur uyanık arası silah sesleriyle yataktan fırladım. Üstümü giyinmeye başladım. Tüm koğuş kalktık. Asker kapıda barikat kurmuştu. Bir süre sonra tavan delindi. O tavan iki ay önce tadilat yapılıyor diye delinmişti zaten, demek hazırlıkmış. Oradan gaz bombaları atılmaya başladı. Askerlerin yüzünde gaz maskeleri vardı ve sürekli koğuşa bomba atıyorlardı, yuvarlak, silindir şeklinde bombalar. Savunmasızdık. Sadece içeri atılan bombaları havalandırmadan dışarı atmaya çalışıyorduk. İstem dışı hareketler yapmaya başladık, kaslarımızı kontrol edemiyorduk, nefes alamıyorduk. Sinir gazı bombasındanmış tüm bunlar. ‘Çıkıyoruz’ diye bağırdığımız anda tavandan bir hortum sarkıtıldığını gördük. Yatağın üzerine bir alev topu düştü. Hortumdan siyah bir gaz verilmeye başlandı. Her taraf simsiyah oldu. Şebnem önümde yanarak öldü. Nilüfer ‘Yanıyoruz!’ diye bağırıyordu. Gözlerimi kapattım. Yanarsam gözlerim kör olmasın diye düşünüyordum. Yumuşak bir şeye bastım. Bomba diye düşündüm, meğer Gülser’miş. Şefinur’un ise yüzü dökülüyordu. Akıyordu yere. Kalçama bir darbe aldım, bir bombaydı sanıyorum. Kalkamadım.”// //“Bizim bulunduğumuz koğuşta bir isyan yoktu. Dokuz yıldır nasıl yaşıyorsak öyle yaşıyorduk. Operasyon yapıldı. Beni yakan maddenin ne olduğunu bilmek istiyorum. Arkadaşlarımın yandığı gördüm. Nilüfer camın altında, kalkamamış. Seyhan başına isabet eden bombayla öldü. Şefinur da oraydı. Özlem kurşunla öldü, duvar dibinde yatıyordu. Yazgülü vardı. Gülser kapıdaydı.”// (Hacer Arıkan'ın kaleminden: http://www.demokrathaber.net/kitap/hacer-arikanin-kaleminden-19-aralik-h14149.html) Bir yıldır, o resim gözümün önünden gitmiyor. Artık bakmamam gerektiğini kendime söylüyorum. Olmuyor. Kaçılan bir noktaya, bir şartlı refleksle hep geri dönercesine, arayıp yine onu buluyorum, Bakıyorum, yüreğim acıyor yeniden. Her defasında. Ürktüğüm, korktuğum başıma geldi. Bu yılda. Her yıl olduğu ve olacağı gibi. 19 Aralık 2000'in yıldönümü yaklaşınca, „Hayata Dönüş Operasyonu“nda yitirdiğimiz ölülerimiz, o genç insanlar, o yiğit yoldaşlar, mezarlarından doğrulup odalarımıza, mekanlarımıza doluşuyorlar. Onlar, yanık bedenleri, belirsiz bir kimyasalle erimiş ve dökülen etleri, kurşun deliklerinden görünen kemikleri ile aramıza dönüyorlar. Sesleri yok. Ama çığlıkları ve haykırışları, sloganları duyuluyor. Haykırışlar ve sloganlar, kulaklarımı dolduruyor. Kulaklarımı tıkayamıyorum. Tıkamıyorum. O çığlıkları duymam lazım. O haykırışların manalarını anlamam lazım. SAHNE BİR: YAŞLI ADAMIN PRELÜDÜ Dizi dizi, koltuklara kurulmuş, sakin, edilgin insanlar. Bir sinema veya konferans salonu olmalı. Bir yükseltilmiş sahne. Konuşmacılar. Önlerinde mikrofonları ve birer bardak su. Kuruyan boğazlarını açmak için. Konuşmacıların suratları ifadesiz. Demokrasi üzerine konuşuyorlar. Aralarında biri tanıdık. Hikmet Sami Türk. Eski Adalet bakanı. Gerilerden sahneye doğru gelen yaşlıca bir adam. Mikrofonsuz. Sesi güçlükle duyuluyor. „77 yaşındayım“ diyor. „Adım Ahmet Say“ Söyledikleri net anlaşılmıyor. Protesto ediyor. Konuşmacılar heyetinden ve salondan ona tepkiler var. Ahmet Say, toplantının huzurunu kaçırmamalı. Üstelik o davetsiz misafir. Parmakla gösterilen ve suçlanan adam, eski Adalet bakanı, adı batasıca Hikmet Sami Türk, bir soğuk gülümsemeyle, ses çıkarmadan dinliyor yaşlı adamı. Ahmet Say, derdest edilip salondan uzaklaştırılıyor. „Yaktılar“ diye bağırıyor o, salondan çıkarılırken. Haykırmayı sürdürüyor yaşlı adam: „Hikmet Sami Türk, Adalet bakanı olarak, siyasi sorumluluk taşımaktadır, suçludur“. İlgili video: https://www.youtube.com/watch?v=yLyOPJAydOQ KAN ve IZDIRAP, SURİYE: Bianet'in 26 Kasım 2014 tarihli haveri şöyle: „BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Valerie Amos Suriye'de 12 milyon 200 bin insanın yardıma ihtiyaç duyduğunu, Temmuz ayında bu sayının 10 milyon 800 bin olduğunu açıkladı. Amos'un rapora dayanarak verdiği bilgilere göre Suriye'de 2011 yılından bu yana ekonominin yüzde 40 oranında küçüldü; 2011 sayımına göre yaklaşık 18 milyon nüfusu olan Suriye'de insanların üçte biri yoksulluk içinde yaşıyor; okula devam edenlerin yüzde 50 oranında düştü, 7 milyon 600 bin kişi ülke içinde yerlerinden oldu ve 3 milyon 200 bin kişi başka ülkelere kaçtı.“ Radikal'in bir kısa haberi ise şöyle: „Suriye resmi haber ajansı SANA’da yer alan habere göre, Humus’un Akrame semtindeki iki okulun yakınında kısa aralıklarla iki patlama meydana geldi.“ „İki olayda, Yeni Akrame Okulunun önünde bomba yüklü aracın infilak ettiği, Akrame el-Mahzumi Okulunun önünde ise intihar eylemcisinin üzerindeki bombayı patlattığı ifade edildi. Saldırılarda çoğunluğu çocuk olmak üzere 45 kişi yaşamını yitirdi, en az 70 kişi de yaralandı.“ (Radikal, 01/10/2014) SAHNE İKİ: MADRABAZIN TİRADI „Orhan Pamuk'tan Esad'a: Kaddafi gibi olursun“ „Aralarında Orhan Pamuk'un da bulunduğu dünyaca ünlü altı yazar ve aydın, Suriye lideri Beşşar Esad'a açık bir mektup göndererek, "İstifa et, yoksa sonun Saddam ve Kaddafi gibi olacak" uyarısında bulundu.“ (Kayhan Karaca, ntvmsnbc, 10 Aralık. 2012 Pazartesi) Yayınlanan bildirinin diğer bölümleri şöyle: „Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk, İsrailli yazar David Grossman, İtalyan yazar Claudio Magris, Cezayirli yazar Bualem Sansal, Alman yazar Martin Walser ve Alman kökenli Fransız siyaset ve toplum bilimcisi Alfred Grosser imzasıyla Fransız Liberation gazetesinde bu sabah yayımlanan mektupta, Beşşar Esad'a "Suriye halkını kurtarması için" istifa etmesi ve çatışmakta olan tarafları BM çatısı altında müzakereye davet etmesi çağrısında bulunuldu.“ 'CEZAYİR'E SIĞIN' „Mektupta, "Yemen Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih gibi ailenizle beraber gidişinizi müzakere edebilirsiniz. Ruslar ve Çinliler sizi misafir etmeyi kabul etmezlerse Cezayir'e gidin. Cezayirliler bellek sahibi insanlardır. Kahramanları emir Abdülkadir'e Suriye'nin kucak açtığını unutmadılar. Emir Abdülkadir Fransa tarafından yenildiğinde dostu haline gelen 3'üncü Napolyon tarafından Suriye'ye gidip yerleşmesine izin verilmiş, Fransız sömürgesinden kaçan binlerce Cezayirli de kendisiyle birlikte oraya gitmişti" ifadelerine yer verildi.“ 'İSTİFA DIŞINDA TEK YOL VAR' „İstifanın "Esad'ın kendisi, ailesi, dostları, bölge ve dünya için tek gerçek çözüm yolu" olduğu görüşünün dile getirildiği mektupta, "İstifa dışında ne yazık ki sizi ve ailenizi bekleyen tek yol var: Saddam Hüseyin veya Kaddafi gibi ölüm. Ya da La Haye'de mikropsuz bir hücrede ömür boyu hapis" ifadeleri kullanıldı.“ 'RUSYA VE ÇİN'E FAZLA GÜVENME' „Suriye konusunda "büyük devletlerin" hesaplarını, Birleşmiş Milletler'in ise "tereddütlerini" eleştiren aydın ve yazarlar, Esad'a kendisini şimdilik destekleyen Rusya ve Çin'e fazla güvenmemesi tavsiyesinde de bulundular.“ (ntvmsnbc) SAHNE ÜÇ: PERDE KAPANIRKEN „Orhan Pamuk çok iyi romancıdır“ „Nobel ödülü var“ „Orhan Pamuk dilimizi kullanmayı bilmiyor“ „Kötü yazar.“ Yorumlar muhtelif. Edebiyatçı olarak, onun düzeyinin ve kalitesinin tartışılması, ayrı bir konudur. Ama, Orhan Pamuk'un aydın olarak duruşu (duramayışı) bu makalede ele alınmaktadır. Aydın olmak için iyi yazar, iyi sanatçı, iyi mühendis, iyi ... olmak zorunluluğu yoktur. İlgili aydın, kendi alanında, mesleğinde de iyi ise, bu sevindirici bir durumdur. Fazlası değil. Ek bir anlam taşımaz. Velev ki Orhan Pamuk'un iyi yazardır. Velev ki Orhan Pamuk AKP'yi yalayan, sisteme „rıza üreten“ beyanatlarına rağmen edebiyatçı, sanatçı olarak kaale alınabilir, ama savaş kışkırtıcı olarak, „kan çağırıcısı“ olarak aldığı pozisyon, onun „aydın olmaktan kaçış“ıdır. Bu da onun yüzüne söylenmelidir. Orhan Pamuk veya başka dolayımlar içinde benzeri açıklamalar yapan, dünyanın iyi tanıdığı, Suriyeli hikaye yazarı Rafik Schami, barışın sesi olma fırsatını ellerinin tersi ile itmişlerdir. Bu durum: „kurtlarla birlikte ulumak“ „egemenlerin savaş dili ile konuşmak“ „bağlı oldukları ideolojik aygıtlara, yayın kuruluşlarına yaranmak“ ve benzeri olarak adlandırılabilir. Ancak, tüm bunların ötesinde, her yetişkin kişi, sonrasında bir demokrat ve bunun üstünde: bir sanatçı „savaş çağrısının“ kan dökmeye devam anlamına geleceğini, bilinci /birikimi / kavrayışı ile ve hatta „güdüleri“ ile bilelebilir. Orhan Pamuk'un bu bildiye imzalamakla gönüllü olarak sırtladığı, yüklendiği „sıradan kötülük“ün, Arendt'in aktardığı Eichmann'ın doğrudan sorumluluğundan: kaç kilometre, kaç metre, kaç santimetre, kaç milimetre uzakta durduğuna, siz karar verin. Bu konuda, bu yazıda da değerlendirilmeye alınabilecek bazı tezleri aşağıda linkleri yer alan iki ayrı makalemde tartıştım. “Polis, simit sat, onurlu yaşa” sloganının büyük değeri, Hannah Arendt’in “Banaliaet des Bösen” kavramı yani “Kötülüğün sıradanlığı” tezi, “kolektif suç / suçluluğa” karşı bireysel sorumluluk tezini anlamak yolu ile daha iyi anlaşılabilir, hissedilebilir.“ Polisleri kovma eyleminin felsefi ve ahlak normu olarak değeri: http://www.sendika.org/2014/08/polisleri-kovma-eyleminin-felsefi-ve-ahlak-normu-olarak-degeri-sinan-gorgan-siyasihaber-org/ Rafik Schami ve Suriye masalları: http://siyasihaber.org/yazilar/rafik-schami-ve-suriye-masallari-sinan-gorgan Son söz yerine: Hikmet Sami Türk veya Orhan Pamuk'un suçlarının sıradanlaştırılması için gönüllüler güruhu üzerine: (O zaman) 77 yaşındaki Ahmet Say'ın protestosunda, salonlar çıkarılmasında rol alanlar ve onun girişiminden rahatsız olanlar, kimlerdir? „Hayata Dönüş Operasyonu“nun vahşetinden „bihaber“ olanlar mı idi onlar? Yoksa söz sonusu kişiler „empati yoksunları“ mıydılar? Bu kişiler, bu masum protestoyu bile, bir tür „rahatsızlık konusu“ olarak nasıl algıladılar? Ne tür faktörlerle, saiklerle açıklayabiliriz, onların bu tavırlarını? Az bilgi? Az duyarlılık? Az bilinç? Bu sorulara sonsuza kadar devam etmek mümkün. Bu soruları sormaya devam etmeye de mutlaka gerek var. Yoksa o salondan Ahmet Say'ı kapı dışarı edenler az mı „uyan“mışlardı? Uyanmışlar, okumuşlar farklı bir tavır mı gösteriyorlar? Gösterebilirler mi? Bu konuyu bu yönü ile anlamak için, „vaka aktarımı“ usulüne bir kez daha baş vuralım. Yer Boğaziçi Üniversitesi. BÜ Nazım Hikmet Araştırma Merkezi’nin açılışı töreni. Nilüfer Kuyaş T24'de yazıyor: Orhan Pamuk’u neden dinleyemedik? http://t24.com.tr/yazarlar/nilufer-kuyas/orhan-pamuku-neden-dinleyemedik,10829 Yazarımız, Boğaziçi Üniversitesinden anıları ve manzaraları da aktarıyor: „Eskiden sigara dumanı dolu bu kirli, karanlık bodrumda saatlerce devrim ve kurtuluş nutukları dinlerdim.“ (1978-81 yıllarında kampüse yüksek topuklu ayakkabılar, geniş kenarlı şapkalar ve şık paltolarla gittiğim için bana Fransız Komünist Partisi lakabı takıldığını çok sonradan öğrenmiştim.) „Az karamel konmuş leziz latte kahvemle oturduğum masaya iri bir sarman kedi yatmıştı ve hemen yanında, az önce pankartı hazırlanan bildiri duruyordu.“ „Vaka aktarımı“na devam edelim: „Girişte bir genç adam elime bir bildiri daha tutuşturdu. Bu da Fikir Kulüpleri Federasyonu’ymuş. Sonra okurum diye cebime koydum. Hemen okusaydım daha çabuk bilgilenecektim, ama olaylara Fransız kalmanın sınırlarında dolaşıyordum hala.“ (Nilüfer Kuyaş, Orhan Pamuk’u neden dinleyemedik? T24 İnternet gazetesi, 14 Aralık 2014) “Komünist Gençlik” diye bir grup, Suriye meselesinde emperyalizmin yanında yer aldığı iddiasıyla, Orhan Pamuk ne yüzle Nazım Hikmet hakkında konuşur, bu bir müsameredir gibi şeyler yazıyordu. Hah, dedim kendime, galiba eğlence olacak. (Nilüfer Kuyaş, Orhan Pamuk’u neden dinleyemedik? T24 İnternet gazetesi, 14 Aralık 2014) „Tabii bir yandan da, içimden, o anda yaşamakta olduğumuz ironiye gülümsedim. Aynı tabular ve yasaklar, tam o sırada salonun dışında, hem de bir üniversite kampüsünde canlı şekilde karşımızdaydı.“ „Falanca kişi şu yazar hakkında konuşamaz, filancaya şu konuda söz söylemek düşmez gibi yaklaşımlarla, tam da şu sıra ülkeyi zavallı duruma düşüren basın ve ifade özgürlüğü yasaklarıyla nasıl mücadele edeceğiz? Anlamak mümkün değil.“ (Nilüfer Kuyaş, Orhan Pamuk’u neden dinleyemedik? T24 İnternet gazetesi, 14 Aralık 2014) „Sonra İnternet’e girip bakınca, beş gün önce Üniversiteler Konseyi Derneği diye bir kuruluşun, Orhan Pamuk’un Nazım hakkında konuşmasını protesto ederek, üniversiteye girmesine karşı çıktığını öğrendim.“ „Bize yapılmasını istemediğimiz muameleyi, başkasına yapmamayı ne zaman öğreneceğiz? Hukuğun, demokrasinin, söz hakkının ve ifade özgürlüğünün hepimize ait olduğunu anlamak bu kadar mı zor? Orhan Pamuk’u savaş çığırtkanı, emperyalist uşağı ya da AKP yandaşı diye tanımlamak hangi mantığa sığar?“ (Nilüfer Kuyaş, Orhan Pamuk’u neden dinleyemedik? T24 İnternet gazetesi, 14 Aralık 2014) Bu yazıda her şey var. Tarifler, tasvirler var. Kediler var. Kahvenin tadı var. Geniş kenarlı şapka var. Ama ölüler yok. Suriyede kömürleşen cesetler yok. Kimyasal silahlarla eritilen insan gövdeleri yok. Sarin gazı yok. Okul bahçesinde bombalanan 45 coçuğun izleri, sesleri yok. Bu ikinci dereceden aktarılanlar yazının içinde olmadığı için: savaş, ölüm ve dolayısıyla suç yok. Yazıda, Orhan Pamuk'u protesto edenler hakkında kesinleşmiş bir gazeteci yargısı var. Ama, Nilüfer Kuyaş'ın yazısında mazlumların acısı ve elemi yok. YARGISIZLIK: Mezarlardan çıkarak, taşarak gelen sorular muhtelif. Suriye halkını doğrudan kana boğanlar, kelle kesenler ile, bu kan dökücülere silah, logistik, para, siyasal / diplomatik destek sunanlar arasından ne fark vardır? Hangisi daha suçludur? Hangisinin „kötülüğün üretilmesideki sorumluluğu“ daha azdır? Hangisinin kötülük katsayısı daha fazla? Bu söz konusu edilen gruplarla, savaşı kutsayan ve savaşın yoluna istekle harç dökenler arasında fark ne kadardır? Fark var mıdır? Sorumluluklar taşınması ve suçun paylaşılması, suçun hesabının sorulması açısından aralarında ne kadar mesafe ve açı farkı vardır. Hannah Arendt'in, Eichman üzerinden sürdürdüğü beyin burgulayıcı tartışmaları, bu soruları cevaplamakta bize ne denli yardımcı olabilir? Yardımcı olabilir mi?

 
Medine Ceylan 

 
Orhan Aydın 

 
Hasan Ulucan 

 
İktisat Toplum 

 
Orhan Aydın 

 
Salavat FATİF 

İSMİNE DENK GELEN ESMA YI BUL KAPILAR ARDINA KADAR AÇILSIN NASILMI İŞTE YANITI Esmaül Hüsna’dan her biri başka bir isme bakar.Dolayısıyla siz de kendisiminize bakan esmayı tesbit edip her gün çıkan miktarı okuyun.Bunu yaparken iki şık vardır. Birincisi;Direkt ve yalnız kendi isminiz ebcedi karşılığı olan esmadır.İsminizin ebced değeri karşılığı olan esmaya en yakın esma veya direkt olarak da çıkabilir.İşte o Esmayı belirtilen gün ve saatte okumak. İkincisi ise;Anne isminiz ile birlikte sizin isminizin toplamına karşılık gelen esmadır.bunu yapmak için önce kendi isminizin ebced değeren bulun sonra annenizin ismine bakan ismin ebced değerini bulun.her iki ebced değeri karşılğı toplmı esmayı bulun.ve okumaya başlayın. Esma okumaya başladıktan sonra çok değil kısa bir süre sonra göreceksiniz kihiçbireşy eskisi gibi olmayacak ,kendiniz daha iyi hissedeceksiniz.En önemlisi de size doğru yola çıkmış ama adresi belli olmayan,nerede nasıl aranıp bulunacağı belli olmayan bir koli veya bir mektup gibi postacının çantasınde bekleyen emanetelr adrese teslm edilir.İstekleriniz sie daha rahat ve daha çabuk ulaşacaktır.Allah’ın nimet ve ,ihsanlarına kavuşacak…sıkıntınızın en çıkılmaz bir yerinde yardum ulaşacaktır. NASIL BULUNUR BAKALIM: Önce isminizin ebced değerini bulacaksınız. Bunun için isminiz arapça harflerle yazılır. Aldığım bir kaynaktaki değerleriniz. Abbas عبّاس ( Ebced Değeri: 135 ) Abdi عبدى ( Ebced Değeri: 86 ) Abdulhakim عبدالحكيم ( Ebced Değeri: 185 ) Abdulkadîr عبدالقدير ( Ebced Değeri: 421 ) Abdullah عبدالله ( Ebced Değeri: 143 ) Abdurrahim عبدالرّحمن ( Ebced Değeri: 565 ) Abdurrahman عبدالرّحمن ( Ebced Değeri: 405 ) Abdülbâki عبدالباقى ( Ebced Değeri: 220 ) Abdüssamed عبدالصّمد ( Ebced Değeri: 331 ) Adalet عدالت ( Ebced Değeri: 505 ) Adem آدم ( Ebced Değeri: 45 ) Adeviye Adviye عدويه ( Ebced Değeri: 95 ) Adil عادل ( Ebced Değeri: 105 ) Adile عادله ( Ebced Değeri: 110 ) Adnan عدنان ( Ebced Değeri: 175 ) Afife عفيفه ( Ebced Değeri: 245 ) Ahmed (Ahmet) احمد ( Ebced Değeri: 53 ) Aişe (Ayşe) عاءشه ( Ebced Değeri: 376 ) Akif عاكف ( Ebced Değeri: 171 ) Ali على ( Ebced Değeri: 110 ) Alime عالمه ( Ebced Değeri: 146 ) Aliye عليه ( Ebced Değeri: 115 ) Arif عارف ( Ebced Değeri: 341 ) Arife عارفه ( Ebced Değeri: 346 ) Arzu آرزو ( Ebced Değeri: 214 ) Asiye آسيه ( Ebced Değeri: 76 ) Aslı اصلي ( Ebced Değeri: 131 ) Aslıhan اصليخان ( Ebced Değeri: 782 ) Atilla آتيلاّ ( Ebced Değeri: 272 ) Aydın آيدين ( Ebced Değeri: 75 ) Ayfer آيفر ( Ebced Değeri: 291 ) Aynur آينور ( Ebced Değeri: 267 ) Aysel آيسل ( Ebced Değeri: 101 ) Aysun آيسون ( Ebced Değeri: 127 ) Ayten آيتن ( Ebced Değeri: 461 ) Aytül آيتول ( Ebced Değeri: 447 ) Bahaddîn (Bahaeddîn) بهاالدّين ( Ebced Değeri: 107 ) Bahadır بهادر ( Ebced Değeri: 212 ) Bahar بهار ( Ebced Değeri: 208 ) Bânû بانو ( Ebced Değeri: 59 ) Bedriye بدريه ( Ebced Değeri: 221 ) Begüm بكوم ( Ebced Değeri: 68 ) Bekir بكر ( Ebced Değeri: 222 ) Belgin بلكين ( Ebced Değeri: 112 ) Belkıs بلقيس ( Ebced Değeri: 202 ) Betül بتول ( Ebced Değeri: 438 ) Beyhan بيخان ( Ebced Değeri: 663 ) Beyza بيضا ( Ebced Değeri: 813 ) Bilal بلال ( Ebced Değeri: 63 ) Birgül بيركل ( Ebced Değeri: 262 ) Birol بيرول ( Ebced Değeri: 248 ) Birsel بيرسل ( Ebced Değeri: 302 ) Buket بوكت ( Ebced Değeri: 428 ) Burak براق ( Ebced Değeri: 303 ) Burcu برجو ( Ebced Değeri: 211 ) Burhan برهان ( Ebced Değeri: 258 ) Büşra بشرى ( Ebced Değeri: 512 ) Câhid جاهد ( Ebced Değeri: 13 ) Canan جانان ( Ebced Değeri: 115 ) Candan جاندن ( Ebced Değeri: 108 ) Cansu جانصو ( Ebced Değeri: 150 ) Cemal جمال ( Ebced Değeri: 74 ) Cemalettin جمال الدين ( Ebced Değeri: 173 ) Cemil جميل ( Ebced Değeri: 83 ) Cemile جميله ( Ebced Değeri: 88 ) Cengiz جنكيز ( Ebced Değeri: 90 ) Ceren جرن ( Ebced Değeri: 253 ) Cevdet جودت ( Ebced Değeri: 413 ) Cihan جهان ( Ebced Değeri: 59 ) Cihangir جهانگير ( Ebced Değeri: 289 ) Coşkun جوشقون ( Ebced Değeri: 465 ) Cüneyd (Cüneyt) جنيد ( Ebced Değeri: 67 ) Çiçek چيچك ( Ebced Değeri: 36 ) Çiğdem چيكدم ( Ebced Değeri: 77 ) Damla داملا ( Ebced Değeri: 76 ) Dâvud (Davut) داود ( Ebced Değeri: 15 ) Deniz دگيز ( Ebced Değeri: 42 ) Derya دريا ( Ebced Değeri: 215 ) Dilek ديلك ( Ebced Değeri: 64 ) Doğan دوغان ( Ebced Değeri: 1061 ) Döne دونه ( Ebced Değeri: 65 ) Durdu دوردو ( Ebced Değeri: 220 ) Dursûne دورسونه ( Ebced Değeri: 330 ) Dürdâne دوردانه ( Ebced Değeri: 270 ) Ebrû ابرو ( Ebced Değeri: 209 ) Ece اجه ( Ebced Değeri: 9 ) Ecehan (Ece-Hân) اجه خان ( Ebced Değeri: 660 ) Edâ أدا ( Ebced Değeri: 6 ) Efe أفه ( Ebced Değeri: 86 ) Ekrem اكرم ( Ebced Değeri: 261 ) Elif الف ( Ebced Değeri: 111 ) Elmas الماس ( Ebced Değeri: 132 ) Elvân الف ( Ebced Değeri: 88 ) Emel أمل ( Ebced Değeri: 71 ) Emine امنه ( Ebced Değeri: 96 ) Emrâl أمرال ( Ebced Değeri: 272 ) Emre أمره ( Ebced Değeri: 246 ) Eray أراى ( Ebced Değeri: 212 ) Erhân (Erhan) أرخان ( Ebced Değeri: 852 ) Erkan أرقان ( Ebced Değeri: 352 ) Ermân أرمان ( Ebced Değeri: 292 ) Erol أرول ( Ebced Değeri: 237 ) Ertuğrul أرتوغرول ( Ebced Değeri: 1843 ) Esengül اسنكل ( Ebced Değeri: 161 ) Esrâ أسرا ( Ebced Değeri: 262 ) Evren اورن ( Ebced Değeri: 257 ) Fadime فاطمه ( Ebced Değeri: 135 ) Fatma فاطمه ( Ebced Değeri: 135 ) Faruk فاروق ( Ebced Değeri: 387 ) Fatih فاتح ( Ebced Değeri: 489 ) Fazilet فضيلت ( Ebced Değeri: 1320 ) Fehime فهيمه ( Ebced Değeri: 140 ) Ferhat فرهاد ( Ebced Değeri: 290 ) Feride فريده ( Ebced Değeri: 299 ) Feridûn فريدون ( Ebced Değeri: 350 ) Feriha فرحه ( Ebced Değeri: 293 ) Feyzâ فيضا ( Ebced Değeri: 891 ) Fırat فرات ( Ebced Değeri: 671 ) Figen فيكن ( Ebced Değeri: 160 ) Fikriye فكريه ( Ebced Değeri: 315 ) Filiz فيليز ( Ebced Değeri: 137 ) Firdevs فردوس ( Ebced Değeri: 350 ) Galip (Ğâlib) غالب ( Ebced Değeri: 1033 ) Gamze غمزه ( Ebced Değeri: 1052 ) Gizem گيزم ( Ebced Değeri: 77 ) Gonca غنجه ( Ebced Değeri: 1058 ) Gökçe كوكچه ( Ebced Değeri: 54 ) Gökhan كوكحان ( Ebced Değeri: 697 ) Gökmen كوكمن ( Ebced Değeri: 136 ) Göksel كوكسل ( Ebced Değeri: 136 ) Gökşen كوكشن ( Ebced Değeri: 396 ) Gönül كوڭل ( Ebced Değeri: 76 ) Görkem كوركم ( Ebced Değeri: 286 ) Gözde كوزده ( Ebced Değeri: 42 ) Gül كل ( Ebced Değeri: 50 ) Gülay كُلاى ( Ebced Değeri: 61 ) Gülcan كُلجان ( Ebced Değeri: 104 ) Gülden كلدن ( Ebced Değeri: 104 ) Güler كولر ( Ebced Değeri: 256 ) Gülhan كولخان ( Ebced Değeri: 707 ) Gülistan كلستان ( Ebced Değeri: 561 ) Gülizar كُلعذار ( Ebced Değeri: 328 ) Güllü كُللو ( Ebced Değeri: 86 ) Gülnaz كلناز ( Ebced Değeri: 108 ) Gülsüm كولسوم ( Ebced Değeri: 162 ) Gülsen كولسن ( Ebced Değeri: 166 ) Gülser كُلسر ( Ebced Değeri: 310 ) Gülseren كُلسرن ( Ebced Değeri: 360 ) Gülşâh كلشاه ( Ebced Değeri: 359 ) Gülten كُلتن ( Ebced Değeri: 500 ) Günay كناى ( Ebced Değeri: 81 ) Günseli كونسلى ( Ebced Değeri: 176 ) Gürbüz كربز ( Ebced Değeri: 229 ) Gürcân كورجان ( Ebced Değeri: 280 ) Habibe حبيبه ( Ebced Değeri: 27 ) Hacer حجر ( Ebced Değeri: 211 ) Hakan خاقان ( Ebced Değeri: 752 ) Halil خليل ( Ebced Değeri: 670 ) Halime حليمه ( Ebced Değeri: 93 ) Haluk خلوق ( Ebced Değeri: 736 ) Hamdiye حمديه ( Ebced Değeri: 67 ) Hamide حميده ( Ebced Değeri: 67 ) Handan خندان ( Ebced Değeri: 705 ) Hanım خانم ( Ebced Değeri: 691 ) Halit خالد ( Ebced Değeri: 635 ) Halide خالده ( Ebced Değeri: 640 ) Halis خالص ( Ebced Değeri: 721 ) Hanife حنيفه ( Ebced Değeri: 153 ) Hanifi حنيفى ( Ebced Değeri: 158 ) Hârun هارون ( Ebced Değeri: 262 ) Hasan حسن ( Ebced Değeri: 118 ) Hasîbe حسيبه ( Ebced Değeri: 85 ) Hatîce خديجه ( Ebced Değeri: 622 ) Havvâ حوّا ( Ebced Değeri: 21 ) Havvâgül حوّا كل ( Ebced Değeri: 71 ) Hayriye خيريه ( Ebced Değeri: 825 ) Hilal هلال ( Ebced Değeri: 66 ) Hûrî حورى ( Ebced Değeri: 224 ) Hûriye حوريه ( Ebced Değeri: 229 ) Hülya خوليا ( Ebced Değeri: 647 ) Hümeyra حميره ( Ebced Değeri: 263 ) Hüseyin حسين ( Ebced Değeri: 128 ) Hüsne حسنه ( Ebced Değeri: 123 ) İbrâhim ابراهيم ( Ebced Değeri: 259 ) İhsân احسان ( Ebced Değeri: 120 ) İlhan ايلخان ( Ebced Değeri: 692 ) İlknur ايلكنور ( Ebced Değeri: 217 ) İlyâs الياس ( Ebced Değeri: 102 ) İmren إمرن ( Ebced Değeri: 291 ) İnci اينجى ( Ebced Değeri: 74 ) İsâ عيسى ( Ebced Değeri: 150 ) İsmâil اسماعيل ( Ebced Değeri: 212 ) İsmet عصمت ( Ebced Değeri: 600 ) Kadîr قدير ( Ebced Değeri: 314 ) Kadri قدري ( Ebced Değeri: 314 ) Kadriye قدريه ( Ebced Değeri: 319 ) Kemâl كمال ( Ebced Değeri: 91 ) Kerem كرم ( Ebced Değeri: 260 ) Kerim كريم ( Ebced Değeri: 270 ) Kevser كوثر ( Ebced Değeri: 726 ) Kezban كذبان ( Ebced Değeri: 773 ) Kısmet قسمت ( Ebced Değeri: 600 ) Kıymet قيمة ( Ebced Değeri: 155 ) Kibar كبار ( Ebced Değeri: 223 ) Kubilay قوبيلاى ( Ebced Değeri: 159 ) Kudret قدرت ( Ebced Değeri: 704 ) Kübra كبرا ( Ebced Değeri: 223 ) Kürşat كورشات ( Ebced Değeri: 927 ) Lâle لاله ( Ebced Değeri: 66 ) Leylâ ليلا ( Ebced Değeri: 71 ) Lütfi لطفي ( Ebced Değeri: 129 ) Mahir ماهر ( Ebced Değeri: 246 ) Mahmûd (Mahmut) محمود ( Ebced Değeri: 98 ) Makbûle مقبوله ( Ebced Değeri: 183 ) Mecîd (Mecit) مجيد ( Ebced Değeri: 57 ) Mehmed (Mehmet) محمد ( Ebced Değeri: 92 ) Mehtâb (Mehtap) مهتاب ( Ebced Değeri: 448 ) Melahat ملاحت ( Ebced Değeri: 479 ) Melek ملك ( Ebced Değeri: 90 ) Meliha مليحه ( Ebced Değeri: 93 ) Melike ملكه ( Ebced Değeri: 95 ) Melis مَليس ( Ebced Değeri: 140 ) Meltem ملتم ( Ebced Değeri: 510 ) Meral مرال ( Ebced Değeri: 271 ) Mersiye مرثيه ( Ebced Değeri: 755 ) Merve مروه ( Ebced Değeri: 251 ) Meryem مريم ( Ebced Değeri: 290 ) Mesut (Mes’ûd) مسعود ( Ebced Değeri: 180 ) Metîn (Metin) متين ( Ebced Değeri: 500 ) Mine مينه ( Ebced Değeri: 105 ) Miyâse مياسه ( Ebced Değeri: 116 ) Muammer معمّر ( Ebced Değeri: 390 ) Muazzez معزّز ( Ebced Değeri: 131 ) Muhammed (Muhammet) محمّد ( Ebced Değeri: 132 ) Murâd (Murat) مراد ( Ebced Değeri: 245 ) Mûsâ (Musa) موسى ( Ebced Değeri: 116 ) Mustafâ (Mustafa) مصطفى ( Ebced Değeri: 229 ) Mübeccel مبجّل ( Ebced Değeri: 78 ) Mücevher مجوهر ( Ebced Değeri: 254 ) Münevver منوّر ( Ebced Değeri: 302 ) Mürüvvet مروّت ( Ebced Değeri: 652 ) Müsâde مصاده ( Ebced Değeri: 140 ) Müzeyyen مزيّن ( Ebced Değeri: 117 Nâciye ناجيه ( Ebced Değeri: 69 ) Nâdide ناديده ( Ebced Değeri: 74 ) Naime نائمه ( Ebced Değeri: 97 ) Nâz ناز ( Ebced Değeri: 58 ) Nazife نظيفه ( Ebced Değeri: 1045 ) Nazîre نظيره ( Ebced Değeri: 1165 ) Nazlı نازلى ( Ebced Değeri: 351 ) Nazmiye نظميه ( Ebced Değeri: 1005 ) Necdet نجدت ( Ebced Değeri: 457 ) Neclâ نجلا ( Ebced Değeri: 84 ) Necmiye نجميه ( Ebced Değeri: 108 ) Nergis نركس ( Ebced Değeri: 330 ) Neriman نريمان ( Ebced Değeri: 1005 ) Nermin نرمين ( Ebced Değeri: 350 ) Nesibe نسيبه ( Ebced Değeri: 127 ) Nesrin نسرين ( Ebced Değeri: 370 ) Nevin نوين ( Ebced Değeri: 116 ) Nevriye نوريه ( Ebced Değeri: 271 ) Nevzat نوزاد ( Ebced Değeri: 70 ) Nigâr نكار ( Ebced Değeri: 271 ) Nihal نهال ( Ebced Değeri: 86 ) Nihat نهاد ( Ebced Değeri: 60 ) Nilay نيلاي ( Ebced Değeri: 101 ) Nilüfer نيلوفر ( Ebced Değeri: 376 ) Nimet نعمت ( Ebced Değeri: 460 ) Nur نور ( Ebced Değeri: 256 ) Nûrân نوران ( Ebced Değeri: 307 ) Nuray نوراى ( Ebced Değeri: 267 ) Nurcân نورجان ( Ebced Değeri: 310 ) Nuri نورى ( Ebced Değeri: 266 ) Nuriye نوريه ( Ebced Değeri: 271 ) Nursel نورسل ( Ebced Değeri: 346 ) Nurseli نورسلى ( Ebced Değeri: 356 ) Nurşen نورشن ( Ebced Değeri: 660 ) Nurten نورتن ( Ebced Değeri: 706 ) Nurullah نورالله ( Ebced Değeri: 322 ) Oğuz اوغوز ( Ebced Değeri: 1020 ) Oğuzhan اوغوزخان ( Ebced Değeri: 1671 ) Okan اوقان ( Ebced Değeri: 158 ) Olcay اولجاى ( Ebced Değeri: 51 ) Onur اونور ( Ebced Değeri: 263 ) Orhan اورخان ( Ebced Değeri: 858 ) Osman عثمان ( Ebced Değeri: 661 ) Oya اويا ( Ebced Değeri: 18 ) Ozan اوزان ( Ebced Değeri: 65 ) Ömer عمر ( Ebced Değeri: 310 ) Önder اوگدر ( Ebced Değeri: 231 ) Özay اوزاى ( Ebced Değeri: 25 ) Özcan اوزجان ( Ebced Değeri: 68 ) Özge اوزكه ( Ebced Değeri: 39 ) Özgül ازكل ( Ebced Değeri: 58 ) Özgür اوزكور ( Ebced Değeri: 240 ) Özlem اوزلم ( Ebced Değeri: 84 ) Öznur اوزنور ( Ebced Değeri: 270 ) Pâkize باكيزه ( Ebced Değeri: 45) Pelin بلين ( Ebced Değeri: 92) Peral برال ( Ebced Değeri: 233 ) Pembe بمبه ( Ebced Değeri: 49) Perihan بريخان ( Ebced Değeri: 863) Pınar بيگار ( Ebced Değeri: 233) Rabia رابعه ( Ebced Değeri: 282) Râdiye راضيه ( Ebced Değeri: 1016) Rahmi رحمى ( Ebced Değeri: 25 Ramazan رمضان ( Ebced Değeri: 1091) Râziye رازيه ( Ebced Değeri: 223) Recep رجب ( Ebced Değeri: 205) Refika رفيقه ( Ebced Değeri: 395) Remzi رمزى ( Ebced Değeri: 257 ) Remziye رمزيه ( Ebced Değeri: 262 ) Resul رسول ( Ebced Değeri: 296 ) Reyhan ريخان ( Ebced Değeri: 861) Rıdvân رضوان ( Ebced Değeri: 1057) Ruhiye روحيه ( Ebced Değeri: 229) Rukiye رقيه ( Ebced Değeri: 315) Rümeysâ رُميسا ( Ebced Değeri: 311 ) Rüveyda رويده ( Ebced Değeri: 225 ) Saadet سعادت ( Ebced Değeri: 535 ) Sabahat صباحت ( Ebced Değeri: 501 ) Sabiha صبيحه ( Ebced Değeri: 115 ) Sabîre صبيره ( Ebced Değeri: 307 ) Sabriye صبريه ( Ebced Değeri: 307 ) Sâdık صادق ( Ebced Değeri: 195 ) Saffet (Safvet) صفوت ( Ebced Değeri: 576 ) Safiye صفيه ( Ebced Değeri: 185 ) Saide سعيده ( Ebced Değeri: 149 ) Sait (Said) سعيد ( Ebced Değeri: 144 ) Saime صائمه ( Ebced Değeri: 137 ) Sâkine ساكنه ( Ebced Değeri: 136 ) Sâlih صالح ( Ebced Değeri: 129 ) Sâliha صالحه ( Ebced Değeri: 134 ) Sâlim سالم ( Ebced Değeri: 131 ) Sâlime سالمه ( Ebced Değeri: 136 ) Sâmî سامى ( Ebced Değeri: 111 ) Sanem صنم ( Ebced Değeri: 180 ) Sâniye ثانيه ( Ebced Değeri: 566 ) Seçil سچيل ( Ebced Değeri: 103 ) Seda صدا ( Ebced Değeri: 95 ) Sedat سداد ( Ebced Değeri: 69 ) Sefâ (Sefa) سفا ( Ebced Değeri: 141 ) Seher سحر ( Ebced Değeri: 268 ) Selahattin صلاحالدّين ( Ebced Değeri: 228 ) Selçuk سلچوق ( Ebced Değeri: 199 ) Selda سلدا ( Ebced Değeri: 95 ) Selîm سليم ( Ebced Değeri: 140 ) Selîme سليمه ( Ebced Değeri: 145 ) Selma سلما ( Ebced Değeri: 131 ) Selvi سلوى ( Ebced Değeri: 106 ) Semahat سماحت ( Ebced Değeri: 509 ) Semih سميح ( Ebced Değeri: 118 ) Semiha سميحه ( Ebced Değeri: 123 ) Semrâ سمرا ( Ebced Değeri: 301 ) Serap سراپ / سراب ( Ebced Değeri: 263 ) Serdâr سردار ( Ebced Değeri: 465 ) Serkan سرقان ( Ebced Değeri: 411 ) Serpil سرپل ( Ebced Değeri: 292 ) Servet ثروت ( Ebced Değeri: 1106 ) Sevgi سَوكى ( Ebced Değeri: 96 ) Sevîm سَويم ( Ebced Değeri: 116 ) Sıddık صدّيق ( Ebced Değeri: 208 ) Sibel سيبل ( Ebced Değeri: 102 ) Sinan سنان ( Ebced Değeri: 161 ) Sultan سلطان ( Ebced Değeri: 150 ) Suna صونا ( Ebced Değeri: 147 ) Sûzan سوزن ( Ebced Değeri: 123 ) Süheyla سهيلا ( Ebced Değeri: 106 ) Sünbül سنبل ( Ebced Değeri: 142 ) Şaban شعبان ( Ebced Değeri: 423 ) Şâdiye شاديه ( Ebced Değeri: 320 ) Şâfak شفاق ( Ebced Değeri: 481 ) Şâhin شاهين ( Ebced Değeri: 366 ) Şâziye شازيه ( Ebced Değeri: 323 ) Şebnem شبنم ( Ebced Değeri: 392 ) Şenol شنول ( Ebced Değeri: 386 ) Şerife شريفه ( Ebced Değeri: 595 ) Şermin شرمين ( Ebced Değeri: 600 ) Şükrân شكران ( Ebced Değeri: 571 ) Şükriye شكريه ( Ebced Değeri: 535 ) Şükrü شكرى ( Ebced Değeri: 530 ) Tahsin تحسين ( Ebced Değeri: 528 ) Talhâ طلحه ( Ebced Değeri: 52 ) Taner تاڭر ( Ebced Değeri: 621 ) Tarık طارق ( Ebced Değeri: 310 ) Tayyip طيّب ( Ebced Değeri: 31 ) Tenzîle تنزيله ( Ebced Değeri: 502 ) Teslîme تسليمه ( Ebced Değeri: 545 ) Tuğba Tûba طوبى ( Ebced Değeri: 27 ) Tufan طوفان ( Ebced Değeri: 146 ) Tülay تولاى ( Ebced Değeri: 447 ) Türkân (Türkan) توركان ( Ebced Değeri: 477 ) Ufuk افق ( Ebced Değeri: 181 ) Uğur اوغور ( Ebced Değeri: 1213 ) Umut اوموت ( Ebced Değeri: 453 ) Ümran عمران ( Ebced Değeri: 361 ) Ünal اونال ( Ebced Değeri: 88 ) Vâhide واحده ( Ebced Değeri: 24 ) Vâhit واحد ( Ebced Değeri: 19 ) Veli ولى ( Ebced Değeri: 46 ) Vildan ولدان ( Ebced Değeri: 91 ) Yâdigâr يادكار ( Ebced Değeri: 236 ) Yâkup يعقوب ( Ebced Değeri: 198 ) Yâsemin (Yasemin) ياسمين ( Ebced Değeri: 171 ) Yâsin ياسن ( Ebced Değeri: 121 ) Yaşar ياشار ( Ebced Değeri: 512 ) Yavuz ياووز ( Ebced Değeri: 30 ) Yelda يلدا ( Ebced Değeri: 45 ) Yeliz يليز ( Ebced Değeri: 57 ) Yeşim يشيم ( Ebced Değeri: 360 ) Yıldırım يلديريم ( Ebced Değeri: 304 ) Yıldız ييلديز ( Ebced Değeri: 71 ) Yunus ينوس ( Ebced Değeri: 126 ) Yusuf يوسف ( Ebced Değeri:156 ) Yüksel يوكسل ( Ebced Değeri: 126 ) Zafer ظفر ( Ebced Değeri: 1180 ) Zâhide زاهده ( Ebced Değeri: 22 ) Zehrâ (Zehra) زهرا ( Ebced Değeri: 213 ) Zekiye ذكيه ( Ebced Değeri: 735 ) Zelîhâ (Zeliha) زليحا ( Ebced Değeri: 56 ) Zeyneb (Zeynep) زينب ( Ebced Değeri: 69 ) Zeytin زيتين ( Ebced Değeri: 477 ) Zübeyde زبيده ( Ebced Değeri: 28 ) Zühal زحل ( Ebced Değeri: 45 ) Zülal زلال ( Ebced Değeri: 68 ) Züleyha زليخى ( Ebced Değeri: 657 ) Zülfiye زلفيه ( Ebced Değeri: 132 ) Zülfü زلفو ( Ebced Değeri: 123 ) Şimdi Esamül Hüsna listesini yazalım. Yukarıda isminizin ebced değerine en yakın esmayı aşağıda bulun ve onu her gün hem Allah’a daha yakın olmak,,hem özel istekleriniz için dua etmek niyetiyle okuyup Allah’tan istekleriniz isteyin. Mesela Zülfü isminin ebced değeri 123 ..buna en yakın Allah’ın isimlerinden olan esma ise.124 Ya Muiyd Celle Celalühü okunur. Mesela: Abbas: Ebced değeri 135 yukarıda: Buna en yakın Allah’ın isimlerinden olan 134 Ya Samed Celle Celalühü zikridir. Esma-ül Hüsna Zikir Sayıları ve Zikir Niyetleri ALLAH günde 66 Her türlü istek, tüm duaların kabul olması Er- RAHMÂN Bütün Yaratılmışlar hakkında hayır ve merhameti tercih eden günde 298 Dünya ve Ahrette Allah’ın sevgilisi olmak Er- RAHÎM Çok merhamet eden, büyük nimetler veren günde 258 Maddi ve Manevi Rızıklar El- MELİK Bütün Kainatın Tek Sahibi ve mutlak hükümdarı günde 90 Emir sahibi olmak, maddi ve manevi güçlü olmak El- KUDDÛS Hatadan, gafletten, aczeden ve her türlü eksiklikten pek uzak, pek temiz günde 170 Günahlardan kurtulmak ve kalp temizliği Es- SELÂM Kullarını selamete çıkaran, Cennetteki bahtiyar kullarına selam veren günde 131 Korkulan her şeyden korunmak El- MÜ’MİN Gönüllerde iman ışığı uyandıran, kendine sığınanları koruyup rahatlatan günde 137 Kötü hastalıklara düşmemek El- MÜHEYMİN Gözeten ve Koruyan günde 145 İnsanların düşüncelerini anlar korunur El- AZÎZ Mağlup edilmesi mümkün olmayan galip günde 94 Düşmanlara galip gelmek El- CEBBÂR Eksikleri tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmaya müktedir olan günde 206 istek ve Arzuların olması için El- MÜTEKEBBİR Her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren günde 662 İzzete ve refaha nail olmak El- HALÎK Bütün varlığı, halleri ve hadiseleri, tayin ve tesbit eden hepsini yoktan var eden günde 731 İşlerde üzüntüden ve sıkıntıdan kurtulmak El- BÂRİ’Eşyayı ve her şeyin vücudunu birbirine uygun halde yaratan günde 214 İşinde Başarılı olur, şöhret bulur El- MUSAVVİR Tasvir eden, her şeye bir biçim ve özellik veren günde 336 Maksat ve merama ulaşmak için El- ĞAFFÂR Mağrifeti pek çok günde 1281 Bağışlanmak ve günahlardan korunma El- KAHHÂR Her şeye her istediğini yapacak şekilde galip ve hakim olan günde 306 Zalimleri kahretmek için El- VEHHÂB Her türlü nimeti devamlı bağışlayan günde 14 Sıkıntısız borçsuz bir hayat için Er- REZZÂK Yaratılmışlara faydanılacak şeyleri ihsan eden günde 308 Bol rızıklı ömür için El- FETTÂH Her türlü zorlukları açan ve kolaylaştıran günde 489 Maddi manevi hayırlar için El- ALÎM Her şeyi çok iyi bilen günde 150 ilim zenginliği için El- KÂBID Sıkan, Daraltan günde 903 Zalimin zulmünden kurtulmak için El- BÂSIT Açan, Genişleten günde 72 İşlerin büyümesi mal ve paranın bereketi El- HÂFID Yukardan aşağıya indiren alçaltan günde 1481 Kötüden ve belalardan korunmak Er- RÂFİ Yukarı kaldıran, yükselten günde 351 İnsanlar arasında ve işinde yükselmek için El- MUİZ İzzet veren, ağırlayan günde 117 Fakir ve zelillikten kurtulmak El- MÜZİL Zillete düşüren, hor ve hakir eden günde 770 Düşmanları zelil etmek için Es- SEMİ’ Her şeyi iyi işiten günde 180 El- BASİR Her şeyi iyi gören günde 112 Acziyetin kalkması için El- HAKEM Hükmeden, hakkı yerine getiren günde 68 Haklı davasını kazanması için El- ADL Çok Adaletli günde 104 Adaletli olmak için El- LÂTÎF En ince işlerin bütün inceliklerini bilen, kullarına iyilikler ulaştıran günde 129 Dileklerin olması, kısmet ve rızık için El- HABÎR Her şeyin iç yüzünden gizli taraflarından haberdar günde 812 Hafıza ve idrakin genişlemesi için El- HALÎM Suçlara karşı hemen ceza vermeyen yumuşak davranan, süre veren günde 88 Ahlak ve hilim güzelliği için El- AZİM Çok Azametli günde 1020 Sözünün tesirli ve sayırlı olmak için El- ĞAFÛR Affı ve mağfireti pek çok günde 128 Günahların affı, kötü ahlakı bırakmak Eş- ŞEKÛR Kendi rızası için yapılan iyiliklere daha fazlasıyla karşılık veren günde 526 Talihin açıklığı, bol rızık El- ALİY Pek yüce, Pek yüksek günde 110 Zilleten kurtulmak ve ilim için El- KEBİR En büyük, pek büyük günde 232 Hürmet görmek için El- HAFIZ Yapılan işleri bütün tafsilatıyla tutan, her şeyi belli bir vakte kadar bela afetten koruyan günde 998 Nefsinin ve malının korunması için El- MUKÎT Her yaratılmışın gıdasını, azığını veren günde 550 Muhtaç olunan şeyi kazanmak için El- HASİB Herkesin hayatı boyunca yapıp ettiği her şeyin hesabını bütün detayları ile bilen günde 80 Herkese karşı alnı açık olmak El- CELÎL Celalet ve Ululuk sahibi günde 5329 Bir zalimi zorbayı zelil etmek için El- KERÎM Lütfü ve keremi çok geniş, çok bol günde 270 Bol rızık ve kolaylıklara nail olmak Er-RAKÎB Bütün varlığı gözeten bütün işleri murakabe eden günde 312 Her işte Allah’ın koruması altında olmak için El- MUCİB Kendisine dua edenlerin isteklerini veren günde 3025 Duaların kabul olunması için El- VASİ İlmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş, müsaadekar günde 137 Ömür uzunluğu, rızık ve sıhhat genişliği için El- HAKÎM Bütün emirleri ve bütün işleri hikmetli günde 60849 İlim ve hikmet sahibi olmak için El- MECÎD Şanı büyük ve yüksek günde 3249 İzzet ve şerefin artması için El-BÂİS Ölüleri diriltip kabirlerinden çıkaran günde 573 Kuvvetle irade ve alacaklarını almak için Eş- ŞEHÎD Bütün zamanlardayerde hazır ve nazır günde 319 Şehid olmak, heybetli olmak için El- HAK Varlığı hiç değişmeden duran günde 108 İmanda, ibadette sabit olup, imanlı ölmek El- VEKÎL Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran günde 66 Allah’tan her türlü yardımı görmek için El- KAVİY Pek Güçlü günde 116 Kansızlık ve vücudun güçlü olması için El- METÎN Çok Sağlam günde 500 Maddi ve manevi sağlam olmak için El- VELİY Sevdiği kullarının dostu günde 2116 Her işinde Allah’ın yardımı için El- HAMİD Ancak kendisine hamd edilen, bütün varlığın diliyle yegane övülen günde 3844 Kazancın genişlemesi El- MUHSÎ Sonsuzda olsa tek tek her şeyin sayısını bilen günde 148 Zekanın kuvvetli olması El- MÛBDÎ Bütün varlıkları örneksiz ve maddesiz olarak ilk baştan yaratan günde 57 Her işte muvaffak olmak için El- MUÎD Varlıkları yok ettikten sonra tekrar yaratan günde 124 Elden kaçanı geriye kazanmak için El- MUHYÎ Can bağışlayan, hayat ve sağlık veren günde 68 İşlerin başarılı olması için El- MÜMÎT Canlı bir mahlukun ölümünü yaratan günde 490 Harama bakmamak, kötülükten vazgeçmek El- HAY Diri, her şeyi bilen, her şeye gücü yeten günde 324 Sözü tesirli ve herkesten tazim görür El- KAYYÛM Gökleri ve yeri, her şeyi tutan günde 156 Allah’ın izniyle her istekleri olur El- VÂCİD İstediğini istediği anda bulan günde 196 Kaybedilen şeyi bulmak El- MÂCÎD Kadr ve şanı büyük, kerem ve iyilikleri pek çok günde 48 Kazancın bolluğu için El- VAHİD Zatında, sıfatlarında, işlerinde, hükümlerinde, isimlerinde asla ortağı ve benzeri olmayan TEK günde 3669 İstediği olur, kalbi uyanır, aklı nur Es- SAMED İhtiyaçları ve sıkıntıları gideren tek merci günde 134 Hiç kimseye muhtaç olmamak El- KÂDİR İstediğini istediği gibi yapmaya gücü yeten günde 305 İstediğini yapmaya gücü yetirmek El- MUKTEDİR Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunan günde 744 Her işte başarılı olmak El- MUKADDİM İstediğini ileri geçiren, öne alan günde 184 Daima yükselmek için El- MUAHHİR İstediğini geri koyan, arkaya bırakan günde 847 Kötü birinin uzaklaştırılması için El- EVVEL İLK günde 37 Her hayır işinde birinci olmak için El- AHİR SON günde 801 Ömür uzunluğu için Ez- ZÂHİR Her şeyde görünen aşikar Her meselenin zuhuru için El- BÂTIN Her şeyden gizli günde 62 Nefsi mutmain ve kalbi geniş olması için El- VÂLİ Kainatı ve her an olup biten her şeyi tedbir ve idare eden günde 47 Sözünün tesirli insanların sevmesi için El- MÜTEÂLÎ Aklım mümkün gördüğü her şeyden, her hal ve tavırdan daha yüce günde 551 Devletten istediğini elde etmek için El- BERR Kulları için daima kolaylık ve rahatlık isteyen, iyiliği çok günde 202 Herhalde iyilik bulmak için Et- TEVVÂB Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan günde 409 Tövbelerin kabulu için El- MÜNTEKIM Suçları adaleti ile müstehak oldukları cezaya çarptıran günde 630 Zülüm ve fenalıktan korunmak El- AFÜV Çok affeden günde 156 Rızık bolluğu Kalp huzuru Er- RAÛF Çok lütüfkar Çok esirgeyen günde 287 Hiçbir varlıktan zarar görmez MALİKÜ-L MÜLK Mülkün ebedi sahibi günde 212 mal ve kazanca zarar gelmez Zül Celâl-i Ve’l İkrâm Hem büyüklük sahibi hem fazl-i kerem sahibi günde 1100 işlerin kolaylığı için El- MUKSIT Bütün işlerini denk ve birbirine uygun yerli yerinde yapan günde 209 Eşler arasını düzeltmek için El- CÂMİ’ İstediğini istediği zaman istediği yerde toplayan günde 114 Küsleri barıştırmak için El- GANİY Çok zengin ve her şeyden müstağni günde 1060 Büyük servet ve geniş rızık El- MUĞNİ İstediğini zengin eden günde 1100 Geçim genişliği bol rızık El- MÂNİ’ Bir şeyin meydana gelmesine izin vermeyen günde 161 Kaza beladan uzak olmak için Ed- DÂRR Elem ve zarar verecek şeyleri yaratan günde 1001 Zararlı kişinin kahrı için En- NÂFİ’ Hayır ve menfaat verici şeyleri yaratan günde 201 Hastalıktan uzak olur hastaysa şifa bulur En- NÛR Alemleri nurlandıran, istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran günde 256 doğruyu yanlışı görmek ve kalp nurluğu için El- HÂDÎ Hidayet veren, istediği kulunu muradına erdiren günde 400 çocukların itaatkar olması için El- BEDİ’ Örneksiz, benzersiz, hayret verici alemler yaratan günde 86 Allah’ın yardımına nail olmak için El- BÂKÎ Varlığının sonu olmayan günde 113 Ömrün uzunluğu, sıhhatin iyiliği için El- VÂRİS Varlığı devam eden, servetlerin hakiki sahibi günde 707 Uzun ömür, bol mal, bol rızık ve şeref Er- REŞÎD Bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, dosdoğru bir nizam ve hikmet üzere sonucuna ulaştıran günde 514 İçki ve zinadan kurtulmak ve güzel ahlak için Es- SÂBÛR Çok sabırlı günde 298 Başladığı işi kolay bitirmek için

 
Orhan Aydın 

 
T.C. Maltepe Belediyesi 

Fikret Otyam'la 'Doksan'a Bir Kala' "Ulusal Basın" http://www.maltepe.bel.tr/haber/fikret-otyamla-doksana-bir-kala-ulusal-basin/1015/19649 Evrensel Gazetesi - Fikret Otyam’a Doksan’a Bir Kala partisi Fikret Otyam 89. yaşına "Doksan'a Bir Kala" partisiyle girecek. Maltepe Belediyesi, Ünlü Ressam Fikret Otyam'ın 89. yaş gününü bir etkinlikte kutlayacak. Etkinlikte, kendi adına Maltepe'de kurulacak vakfın ve müzenin "vakıf senedi" verilecek. Maltepe Belediyesi, Ünlü Yazar ve Ressam Fikret Otyam'ın 89. doğum günü dolayısıyla 19 Aralık'ta, Cevahir İstanbul Asia Hotel'de bir etkinlik düzenleyecek. Etkinlikte, Maltepe'de kurulacak olan Fikret Otyam Müzesi ve Fikret Otyam Vakfının projesi açıklanacak. Projeyle ilgili düzenlenmiş olan "Vakıf Senedi" de, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç tarafından, Fikret Otyam'a takdim edilecek. Etkinliğe, Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Övmen, Siyasetçi ve Gazeteci, Tarihçi İlber Ortaylı, Orhan Kemal'in oğlu Işık Öğütçü, Gazeteciler Şükrü Küçükşahin, Balçiçek İlter, Nebil Özgentürk ve Özgen Acar, Şair Ataol Behramoğlu, Ahmet Say, Sanatçı Zeynep Karababa, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Eski Başkanı Ali Baransel, Ünlü Mimar ve Gazeteci Aydın Boysan, Kayseri Otyam Kültürevinden Nazım ve Faris Kılıç, Rıza Küçükoğlu, Maltepe'de kurulacak Fikret Otyam Müzesinin mimarlarından Prof. Dr. Cengiz Bektaş ve çok sayıda davetli katılacak. Cumhuriyet Gazetesi - Fikret Otyam'la 'Doksan'a Bir Kala' Maltepe Belediyesi, ünlü yazar ve ressam Fikret Otyam'ın 89. yaşını "Doksan'a Bir Kala" etkinliğiyle kutlayacak. Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek doğum günü kutlamasına, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra ünlü tarihçi İlber Ortaylı, Orhan Kemal'in oğlu Işık Öğütçü'nün de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katılacak. Etkinlikte, Maltepe'de kurulacak olan "Fikret Otyam Müzesi" ve "Fikret Otyam Vakfı projesi de açıklanacak. Milliyet Gazetesi - Fikret Otyam'a 89. 'Doğum Günü' Maltepe Belediyesi, ünlü ressam Fikret Otyam'm 89. yaş gününü bir etkinlikte kutlayacak. Etkinlikte Otyam'a sürpriz de yapılarak, kendi adına Maltepe'de kurulacak vakfın ve müzenin 'vakıf senedi' verilecek. Etkinlik Cevahir İstanbul Asia Hotel'de bugün düzenlenecek. Etkinlikte, Maltepe'de kurulacak olan Fikret Otyam Müzesi ve Fikret Otyam Vakfı'nın projesi açıklanacak. Projeyle ilgili düzenlenmiş olan "Vakıf Senedi" de, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç Otyam’a tarafından, Otyam'a takdim edilecek. Etkinliğe, Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra birçok siyasetçi, yazar, şair ve sanatçı da katılacak. Etkinlikte Nebil Özgentürk un Fikret Otyam için hazırladığı sekiz dakikalık belgeselin gösterimi yapılacak.

 
Mustafa Dere 

 
T.C. Maltepe Belediyesi